Embed

YENİDOĞAN SARILIĞI: Belirtileri, tanısı ve tedavisi

Ege'nin sarılık olduğu dönemki fotoğrafları yukarıdadır. Resmi büyütmek için üzerine tıklayın.

 

Ege, dünyaya geldiğinde yenidoğan sarılığı vardı. İlk ölçümde 16 gibi bir değeri vardı sarılığının. İki günlük fototerapi tedavisiyle 11 gibi bir değere düşürüldü ve taburcu olduk. Yaklaşık bir ay sonra tekrar hastahaneye gitmek durumunda kaldık. Çünkü sarılığı yeniden artmıştı. Bu seferki ölçümlerde 17 gibi bir değere yükselmişti. Doktorumuz Ayla Hanım Ege'yi yine fototerapi tedavisine yönlendirdi. Bir günlük tedavimizin ardından sarılık değeri 9'a düştü ve taburcu olduk. Doktorumuzla sarılığın nedenlerini araştırıyorduk. Anne sütünden olabileceğini düşündük ve 2 gün boyunca Ege'yi sadece mamayla besledik. Sonuç değişmedi sarılığı 2 hafta içinde artmaya başladı. Yine 15,8 gibi bir değerle Ege'yi fototerapi tedavisine soktuk. Yine bir günlük bir tedavinin ardından sarılık değeri 7'ye düştü. O ana kadarki en düşük değeri yakalamıştık. Doktorumuz tekrarlayan sarılığın nedeninin karaciğer enzimlerinin eksikliğinden olabileceğini belirterek bize Luminaletten adlı hapı önerdi. Biz de yaklaşık 1-1,5 hafta boyunca hapı sabah akşam yarım tablet olarak Ege'ye verdik. Sonuçta tekrar kontrole gittiğimizde sarılık değeri 5,5'e düşmüştü. Bebeğimden kan almaya bile gerek kalmadı. Bu bizi çok ama çok mutlu etmişti. İlacı iki gün daha kullandık ve bıraktık. Şimdi oğlumda sarılık kalmadı. İnanın Ege'nin bu bir ayı geçkin mücadelesinde çok zor anlar yaşadık. Üzüntüden bir ara sütüm kesilir gibi oldu. Bu nedenle süt artırıcı Humana çayını, rezene çayını ve suyu bol bol tükettim. Sütüm yine çoğaldı.

 

Aranızda bebeği tekrarlayan sarılık geçiren vardır diye sizinle yaşadıklarımı paylaşmak istedim. Ege'nin sarılığının tekrarlamasında eşimle benim kan uyuşmazlığımızın olması da etki etmişti.

Sarılığı hiçbir şekilde ihmal etmeyin. Sonuçları bebeğinize zarar verebilir.  Aşağıdaki yazıda sarılık hakkında bilimsel açıklamalar yapılmış. Okumanızı ve kendinizi yenidoğan sarılığı hakkında bilinçlendirmenizi tavsiye ederim.

 

 

Yenidoğan sarılığı

İnsan hayatının ilk 28 günlük sürecine yenidoğan dönemi denir. Zamanında doğan yenidoğan bebeklerin %60’ında; erken doğan bebeklerin ise %80’inde yenidoğan sarılığı görülür. Yenidoğan bebeklerde görülen sarılıkların çoğu fizyolojik sarılıktır; yani belli bir tehlike sınırını aşmaz ve bir iki haftada kendiliğinden geçer.

Yenidoğan sarılığı nasıl oluşur?

Sarılık bilirubin adı verilen, cilde sarı rengi veren bir maddenin kandaki seviyesinin yükselmesi ve deride birikmesi sonucu oluşur. Yenidoğan bebeklerin kırmızı küre hücreleri (alyuvarlar) daha fazla olduğu için onların yıkımı (parçalanması) neticesinde bilirubin maddesi ortaya çıkar. Doğumdan önce bebeğin bilirubinini annenin karaciğeri temizler; doğumdan sonra ise bebeğin karaciğerinin bilirubini temizleyebilecek kapasiteye erişmesi birkaç gün alır; bu arada karaciğer tarafindan yeterince atılamayan bilirubin artarak sarılığa neden olur.

Yenidoğan bebeklerde sarılığın erken tespiti ve takibi oldukça önemlidir çünkü, sarılık çoğunlukla kendiliğinden geçse de, bazı durumlarda bilirubin yüksek seviyelere ulaşıp beyin hasarına neden olabilir. Bu yüzden sarılığı olan yenidoğanların özellikle ilk bir hafta-on gün içindeki doktor takipleri son derece önemlidir. On günden sonra kan beyin bariyeri kapanarak bilirubinin kandan beyne geçmesinin engellendiği kabul edilir.

Fizyolojik sarılık

Fizyolojik sarılık genellikle hayatın ikinci günü başlar, üç ve dördüncü günlerde en yüksek seviyesine ulaşır, daha sonra giderek azalır.

Diğer sebepler

Yenidoğanda sarılık oluşturabilecek başka nedenler de vardır. Bunlardan en sık görülen ikisi kan grubu uyuşmazlığına (ABO veya Rh uyuşmazlığı) bağlı oluşan sarılıktır. Bu durumlarda alyuvarlar cok hızlı bir biçimde parçalanır ve fazla miktarda bilirubin açığa çıkar.
Diğerleri;

  • Bebeğin yeterince anne sütü ya da biberonla besleniyorsa formüla (mama) alamaması,
  • Diabetli annelerin bebekleri,
  • Bazı zor doğumlarda, bebeğin kafa derisi altında kan toplanması durumu,
  • İdrar yolu enfeksiyonu,
  • Anne sütü sarılığı,
  • Doğuştan gelen bazı enzim hastalıkları.

Bu durumları tespit etmek için ekstra testler yapılması gerekir.

Bebeğinizin sarılık olduğunu nasıl anlarsınız?

Sarılık önce yüzde başlar, kandaki bilirubin seviyesi arttıkça sırayla göğse, karna, kol ve bacaklara doğru ilerler. Göz akı da sararır.

Ciltteki sarı renk en iyi gün ışığında ya da florasan lamba altında görülür. Parmakla hafifçe burun ya da karın cildine bastırılıp kaldırıldığında sarı renk daha bariz bir şekilde tespit edilebilir.

Bebeğinizin sarılık olduğunu farkeder farketmez, beklemeden bilirubin seviyesinin tespiti için bir sağlık kuruluşuna başvurmanız çok önemlidir. Doktor yapacağı muayene ile kandaki bilirubin seviyesine bakıp bakmayacağına karar vererek takipler konusunda sizi yönlendirecektir.

Bilirubin yükseldikçe bebekte ne gibi belirtiler oluşur?

En başta bebeğin cildindeki sarılık giderek koyulaşıp belirginleşir. Bebek daha çok uyur, emmesi azalır (bu sarılığı daha da arttırır). Eğer bilirubin çok yükselip beyni etkilemişse (kernikterus), o zaman bebek tiz sesle ağlamaya başlar, başını geriye atar, havaleye kadar gidebilir. Bu durumdaki bir bebekte sonuçta çoğunlukla zeka ve motor gelişim geriliği, işitme, görme sorunları oluşur.

Hangi bebekler sarılık açısından daha dikkatli takip edilmelidir?

  • Erken doğmuş bebekler,
  • Doğum esnasında kafa derisi altında kanama meydana gelmiş olanlar,
  • Ilk 24 saatte sarılığı tespit edilenler,
  • Emme sorunu olup buna bağlı olarak iyi beslenemeyen bebekler,
  • Sarılığı iki haftadan uzun süren bebekler,
  • Büyük kardeşlerinin bebeklik dönemlerinde ışık tedavisi gerektirecek kadar sarılık tespit edilmiş olanlar.

 

Sarılığın Tedavisi

Yenidoğan sarılıklarının çogu iki hafta içinde kendiliğinden düzelir. Fakat bu dönemin doktor tarafından takibi önemlidir. Eğer bilirubin seviyesi yüksek ise bebek, fototerapi denilen florasan ışığı altında ışık tedavisine tabi tutulur. Bunun için özel lambalar kullanılır. Bu ışık bilirubini idrarda eriyebilecek bir şekle sokarak vücuttan atılmasını sağlar. Fototerapi bebeğe herhangi bir şekilde zarar vermez. Bebeğin gözleri ışıktan zarar görmemesi için kapatılır. Bazen yan etki olarak ciltte kırmızı döküntüler, bronzlaşma veya sık ve sulu dışkılamaya neden olabilir. Aralıklarla bebeğin kanı alınarak bilirubin duzeyinin güvenli sınıra düşüp düşmediği kontrol edilir. Işık tedavisi sonlandırıldıktan bir iki gün sonra bilirubin seviyesi genellikle tekrar yükselir. Bu dönemde de doktor kontrolü tavsiye edilir. Bebeğin, sarılık süresince ve tedavi esnasında iyi beslenmesi çok önemlidir çünkü bilirubin gayta (kaka) ile vücuttan atılır.

Kan grubu uyuşmazlığı olup da bilirubin düzeyi çok yükselmiş hastalarda kan değişimi yapılır. Işık tedavisi veya kan değişiminden hangisinin uygulanacağına bebeğin kilosu, günü ve bilirubin seviyesi göz önünde bulundurularak karar verilir.

Untumayalım ki;

Bebeğinizin karın, kol ve bacaklarında sarılık varsa, bunun yanısıra çok uyuyorsa emmesi de zayıflamışsa kaçıncı gününde olursa olsun hemen doktorunuza başvurmalısınız. Çünkü bunlar bilirubin düzeyinin yükselmiş olduğunun göstergeleridir.
Bebeğinizde sarılık varsa doktor takibi yanında onu sık ve iyi beslemeniz sarılığın çabuk atlatılması açısından önemlidir.

Yenidoğan sarılığı sık olarak görülmesine ve birçok bebekte de kendiliğinden geçmesine rağmen bu durum her bebek için geçerli değildir. Hangi yenidoğanda bilirubin duzeyinin tehlikeli seviyeye ulaşacağı her zaman tahmin edilemeyeceği için bebeğinizin ilk üç-beş gün içerisinde bir doktor tarafından görülmesi çok önemlidir. Böylece, tedavi edilmediğinde kalıcı problemlere neden olabilecek bir hastalığı kolaylıkla önlemiş olursunuz.

Dr. Arzu Özşahin
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

 

Alıntı: www.bizimdoktor.com

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!